Ana sayfa Yapay Zeka ‘Beyin tümörü sınıflandırması yapabiliyoruz’

‘Beyin tümörü sınıflandırması yapabiliyoruz’

Etkinlik kapsamındaki Kamuda Teknoloji Sahnesi'nde, kamu ve kamuya hizmet götüren firmalar, küresel ve yerel uzmanlar ile sektördeki veri, analitik ve yapay zeka uygulamaları paylaşıldı. Ayrıca, kamuda dönüşüm için gerekli dijital yetkinliklerin geliştirilmesi konuları ele alındı.

28
0

Smartcon Analytics Center tarafından düzenlenen ve online yapılan IstanbulTechWeek’in ikinci gün etkinlikleri gerçekleştirildi.

Etkinlik kapsamındaki Kamuda Teknoloji Sahnesi’nde, kamu ve kamuya hizmet götüren firmalar, küresel ve yerel uzmanlar ile sektördeki veri, analitik ve yapay zeka uygulamaları paylaşıldı. Ayrıca, kamuda dönüşüm için gerekli dijital yetkinliklerin geliştirilmesi konuları ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Yapay Zeka ve Büyük Veri Teknolojileri Birim Müdürü Mustafa Umut Demirezen, etkinlikte yapmış olduğu konuşmada, Türk Beyin Projesi’nin, 2 sene önce bilim adamlarının tespit edip onlarla birlikte ne yapılabileceğinin araştırılması ile ortaya çıkan bir proje olduğunu belirterek, “Tamamıyla algoritmaların geliştirilmesi, üretimi, etiketlenmesi gibi her çeşit aşama bizim mühendislerimizle, akademisyenlerimizle yapıldı. En sevindiğimiz nokta da başarılarının çok efektif olarak kullanılmaktadır olması.” dedi.

Projeyi 2 faza ayırdıklarını aktaran Demirezen, “Bu fazlardan birinde bizim öncülüğümüzde, Gazi Üniversitesi Tıp ve Mühendislik Fakülteleri ve Gazi Üniversitesi Hastanesi ile bir araya gelerek neler yapılabileceği konusunda araştırmalar yaptık. ‘Beyin tümörü, inme ve bununla birlikte yaşanabilecek beyinsel hastalıkların tespitlerini yapay zekayla yapabilir miyiz?’, ‘Yaparsak nasıl bir teknoloji geliştirmemiz lazım, hangi veriye ihtiyacımız var?’ Bunları planlamaya çalıştık.” biçiminde konuştu.

Demirezen, ikinci fazda ise gerekli sertifikasyon ve yasalar çerçevesinde alınması gerekli olan önlemleri bir araya getirerek ülke çapında yaygınlaştırma konusunda nasıl adımlar atılabileceğini planladıklarını kaydetti.

Projenin tamamlanmasıyla birlikte yüksek güvenilirlikte beyin tümörü sınıflandırması yapabildiklerine işaret eden Demirezen, şöyle devam etti:

“Beyinde bir anomali var ise onu bulabiliyoruz. Beyin MR’larından yaş ve cinsiyet tahmini yapabiliyoruz. Türkiye’de bilimin gelişmesi için bu alanda iki tane veri seti yayınlamak üzereyiz. Bizim yapmış olduğumuz çalışmaları ülkemizdeki araştırmacılar daha ileri götürebilsin, insanlık adına bir fayda sağlanabilsin diye veri setleri yayınlamayı planlamaktayız. Amacımız, hiçbir doktorun yerini almak değil. Sıkıntı yaşanan alanlarda doktorlara destek verebilmeyi, işlerini kolaylaştırabilmeyi amaçlıyoruz.”

Demirezen, Dijital Dönüşüm Ofisi’nde bilimsel çalışan bir ekip olduklarını ve ekibin genelde akademisyenlerden oluştuğunu ifade ederek, “Bir yapay zeka projesi, ister kamuda olsun ister özel sektörde olsun bilinen proje yöntemleriyle yönetilebilecek bir şey değil. Bir yere kadar getirebilirsiniz ama ortam dinamik. Genellikle yazılım projesi olarak düşünülen bir konu. Yazılım bu işin yalnızca % 2’si kadar. Model eğitmek, veriyle uğraşmak işin % 98’ine varan vaktimizi alıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav da yaşanan bu kırılma döneminden sonraki dönüşümün fırsatlara dönüştürülebilmesi için bilişsel yeteneklerin tekrar kazanılmasının önem taşıdığını vurgulayarak, “Yeni kuşakların bilişsel yeteneklerle eğitimini sağlamak amacıyla çok net adımlar atılmaya başlanması bu bakımdan önemli.” dedi.

Önümüzdeki dönemde ülke için fırsatlar oluşturma açısından her çeşit verimliliğin, katma değerin ve bunların refah biçiminde geri gelmesinde en önemli noktalardan bir tanesinin doğa-insan-toplum dengesinin tekrar kurulması olduğunu belirten Ultav, şunları kaydetti:

“Doğaya baktığınızda bütünüyle metabolizmik, insana bakıldığında bütünüyle zihinsel, topluma bakıldığında ise bütünüyle kültürel olduğunu görüyoruz. Kontrol noktalarının ne olduğunu çok daha iyi anlayabiliyorsanız yok edilen doğa, insan, toplum yapıları çok daha kusursuz şekilde önümüzdeki zamanda bir araya getirilebilir.”

Vestel Ventures Genel Müdürü Metin Salt ise girişimciliği tek başına bir aktivite gibi değerlendirmenin doğru olmadığını söyledi.

Salt, Zorlu Grubu bünyesindeki kurum içi girişimcilik çalışmalarının “Akıllı Hayat 2030” vizyonu doğrultusunda yapıldığını belirterek, “Kurum içi girişim aşamasına biz grup olarak hemen gelmedik. Diğer şirketlerin tam tersine biz önce startup ekonomisine yatırım yaparak başladık. Dış girişimcilerden edindiğimiz deneyimlerle aynı programı kurum içinde uygulamaya yöneldik. Hep söylediğim gibi, inovasyon firmalarda bir günde olmaz zaten.” ifadelerini kullandı.

Kurum içi girişimcilik çalışmalarının genellik firmalarda iç proje olarak kaldığını ve dışarıya açılmadığını vurgulayan Salt, şunları kaydetti:

“Biz kurum içi girişimcilerimizi çok fazla müracaat arasından seçtik. Zorlu Grubu’na yönelik olan bu programlara ilk turunda 300’e yakın müracaat vardı. 2. Turda ise 720 başvuran sayısına ulaşmış bulunmaktayız. Bu sayılar bizlere içerideki ilgiyi gösteriyor. Aslında personelimizin bunu yapma istekleri varmış yalnızca bir tetikleyici gerekiyormuş. Programın 2. Turundaki müracaat sayısı bizlere bunu gösterdi. Geçmiş projelerimiz arasında son derece başarılı girişimcilerimiz oldu. Örneğin, bir girişimcimiz sürdürebilir bir dünya için boya plastik üretiyor, hatta bu konu da bir fabrika kuruluyor. Böyle başarılı girişimler, çalışanlarımıza motivasyon sağlıyor. İnsanlar değişmeye çok hazırmış zaten.

Türkiye’nin en büyük avantajlarından biri insanların içinde gerçekten değişme ve gelişme isteği olması, ayrıca risk alma algısı da çok yüksek bir toplumuz. Yeter ki buna uygun bir platform kurulsun. Biz de burda onu başardık.”

IstanbulTechWeek, 7 Kasım’a kadar çevrim içi olarak devam edecek.