Kapat

Sosyal medya insan ilişkilerini zedeliyor

Anasayfa
Sosyal Medya Sosyal medya insan ilişkilerini zedeliyor

Psikiyatri Uzmanı Onur Okan Demirci, sosyal medyanın insan ilişkilerini zedelediğini belirterek, “Çiftler bir müddet sonra kendi ilişkilerini toplumsal medya gördüğü ilişkilerle karşılaştırma yoluna gidiyor bu da birlikteliği negatif etkiliyor” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine gore boşanma oranları yüzde 35’e kadar terfi etti. Çiftlerin kendi ilişkilerini bir müddet sonra sosyal medya üzerinde paylaşılan öteki ilişkiler ile kıyaslama yoluna gittiğini söyleyenİstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Onur Okan Demirci, “Bu süreç bir kez başladığında veba benzer biçimde tüm ilişkiyi hasta edebilir. Başka ilişkileri irdelemekten kendi ilişkilerimize vakit ayıramaz hale gelmiş durumdayız. Küçük mutluluklar yerini büyük arzulara bırakmış durumda. Sosyal medyadan bir an uzaklaşmamız ‘acaba neler yapıyorlar’ sorusu ile bizi sürekli dürten bir rahatsızlık haline geldi” diye konuştu.

“SOSYALLEŞMEK YERİNE, SOSYAL MEDYADAN İLİŞKİLER ARIYORUZ”

Hızla gelişen teknolojinin bununla beraber problemler da getirdiğini anlatım eden Psikiyatri UzmanıDemirci, “Gelişmeleri takip edebilmek için nerede ise toplumsal medya hesaplarımızın başında beklememiz gerekiyor. Bazen yapılması gereken işleri dahi toplumsal medyamızı aktüel tutabilmek veya başkalarını takip edebilmek için erteliyoruz. Haberleri, ülke ve dünya gündemini toplumsal medyadan takip ediyoruz. Alışverişten modaya kadar birçok alanı, arkadaşlarımızı, en yakın dostlarımızı hatta ailemizdeki gelişmeleri bile sosyal medyadan takip ediyoruz. Bizi güldürebilecek malzemeleri bile oradan topluyoruz. Gülmek için bile sosyal medyaya gereksinim duyuyoruz. Çoğu vakit dışarıda sosyalleşmek yerine kendimize sosyal medyadan ilişkiler arıyoruz. Bu vaziyet devamlı yeniden ettiğinde buna huy demek hatta yokluğunda bizi huzursuz ettiğinde ise bağımlılık demek pek yanlış bir anlatım olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

“SOSYAL MEDYA MUTLULUK ÖĞÜTÜYOR”

Gün geçtikçe insanların birer toplumsal medya bağımlılarına dönüştüğüne vurgu meydana getiren Psikiyatri UzmanıDemirci, “Dünyanın öteki ucundaki insanların neler yaptıklarını anında öğrenebiliyoruz. Farklı yaşam yöntemleri, koşulları artık elimizin altında. Sahip olmak isteyip olamadıklarımıza haiz olanları görebiliyoruz. Bazen kıskanıyor, ara sıra tiksiniyor, bazen öfkelenip zaman zaman kıskanabiliyoruz. İnsan doğası gereği egoist bir yapıya haizdir. Her şeyi ilk olarak kendisi için talep eder. Bizden daha iyi durumda olanları sevebilmek yerine neden aynı veya daha iyi durumda olamadığımız için üzülür yada kıskanırız. Sosyal medya sayesinde bu üzüntüler ve kıskançlıklar artık her an elimizin altında. Kendimizi üzmek için en kısa ve basit yol. Keyifli bir anı bozabilecek en kestirme araç artık ellerimizin içinde. Keyifli bir dinlence yapmak ve dinlenmek için gittiğimiz bir yerde mutlu olmak yerine sosyal medyadan arkadaşlarımızın daha iyi bölgelere gittiğini görerek acı çekebiliyoruz. Sosyal medyayı‘mutluluk öğütücü’olarak adlandırmak yanlış olmaz” dedi.

“SOSYAL MEDYAYA GÖRE HERKES MUTLU”

Sosyal medya hesaplarında insanların fena anlarını paylaştıklarına pek şahit olmayız diyen İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Onur Okan Demirci, “Sosyal medyaya baktığımızda herkes mutlu, hepimiz görkemli görünür. Eğer bu doğru ise dünyanın en mutlu insanları sosyal medya kullananlar diyebilmemiz gerekir. Eğer ki biz başkalarının hesaplarını görüp mutsuz olabiliyorsak bizim hesabımızdaki paylaşımlar gerçek değil anlama gelir. Bizim ki reel değilse başkalarınınkinin de gerçek olmama ihtimali vardır. Ben buradaki paylaşımlara ‘inadına daha iyi görünme çabası’ diyorum. Sosyal medya uygulamalarında paylaştıklarımız aslına bakarsak insanların aynaya baktıklarında kendilerini görmek istedikleri halleridir. Bunu da ‘ayna yansıması’ olarak adlandırıyorum. Aynanın özelliğine gore yansımamız değişir. Aynanın özelliğine gore daha zayıf, daha uzun, daha mutlu görünebiliriz” ifadelerini kullandı.

“SOSYAL MEDYADAKİ REKABET HIRSI İLİŞKİLERE ZARAR VERİYOR”

Tıpkı alkol yada uyuşturucu maddeyi bırakmaya çalışan biri gibi insanların sosyal medya yoksunluğu krizleri yaşadığını ifade eden Psikiyatri UzmanıDemirci, “Stresli iş ortamından uzaklaşabilmek için, ilişkimizde tartıştığımız anlardan kaçabilmek için toplumsal medyaya sığınır hale geldik. Neredeyse tek kontakt aracımız haline geldi. Doğal olarak ilişkileri ayakta tutan en mühim parça olan ‘kontakt’ konusunu sosyal medya yardımıyla kendi ellerimizle yok etmeye başladık. İletişim yokluğunun ayrılık ve boşanma ile neticelenmesi elbette şaşılacak bir son olmayacaktır. Yakın bir gelecekte, gün geçtikçe yeni toplumsal medya platformu oluşumlarının artması ile doğru orantılı olarak boşanma oranlarının giderek artacak olması kaçınılmazdır. Günümüzde artık ilişkilerin kalite değerlendirmesi öteki sosyal medya hesaplarındaki ilişkilerin görüntüsü ile kıyaslanır hale geldi. Kıyas rekabet getirir, rekabet hırs getirir, hırs bir ilişkiye zarar veren bir virüs haline gelir” diye konuştu.

“KIYASLAMALARDAN KAÇININ”

Bireylerin sosyal medyada geçirdikleri zamana kesinlikle kısıtlama getirmeleri gerektiği belirten Demirci,“Sosyal medya kötüdür, ne olursa olsun olmamalıdır demiyorum sadece bunun dozunu ayarlamamız gerektiğini söylüyorum. Çiftler birbirlerine toplumsal medya dışında daha çok vakit ayırmalılar ve en önemlisi bir virüs haline gelebilecek olan kıyaslamalardan ne olursa olsun kaçınmalılar. Herkesin mutlu ve mutsuz anları vardır, toplumsal medya ise çoğunlukla sevinçli anlar veya üzgün anların gizlenmesi için mutluluk yanılsaması ile donatılmış bir aynadır, bunu aklınızdan çıkarmayın. Bunun aşılamadığı durumlarda ise bireysel veya çift olarak ne olursa olsun bir uzman tarafından destek alınması gereklidir. Aksi biçimde sonlanan ilişkilerden sonra başlamış olacak yeni ilişkilerde de aynı netice kaçınılmaz olacaktır. Günümüzde bu tür durumlara özgüalanlarda çalışan evlilik, aile ve çift terapistleri bulunmaktadır. Bunun dışında bu konularla alakalı düzenlenen öğrenim ve seminerlere katılmak fazlaca yararlı olabilecektir” dedi.

Bir cevap yazın